Akşamdan Yunus,Ben,Armağan,Ayşe,Mine konuştuk anlaştık adaya gidecektik :)
saatlerimizi kurduk,hazırlıklarımızı yaptık ve ertesi gün saat 7:15 de yunus ile buluştuk, beklemeye başladık :) bekledik bekledik bekledik bekledik bayağı bekledik biz :) Ayşe ile mine gelecek onlarla beraber gidecektik ama onlar buluşma noktasını yanlış anlamışlar dolayısıyla epeyi bir geç geldiler.
Biz aslında 8:30 vapuruna yetişmeyi hedefliyorduk ama zaten Ayşe ve minenin gelmesi 8 i bulmuştu dolayısıyla yetişmemizin imkanı yoktu :) neyse bir güzel otobüsümüze bindik başladık sohbete konu konu üstüne derken hoop :) Kara köye geliverdik. hemen indik :) bu arada sabah erken saatlerde adaya ayak basan armağan :) hışımla bizi aramaya devam ediyordu neredesiniz gelsenize ağaç oldum gibi terimlerin yerine sizin ben .... ile giden cümleler kullanmaya özen gösteriyordu kardeşimiz :) meşakkatli bir yolculuk sonrasında Kabataş'a ulaştık 10:40 ta kalkacaktı vapurumuz, geçtik vapura ve gene tutuştuk koyu bir sohbet e konu konu üstüne :) bu arada vapur ilk olarak Kadı köye oradan Burgaz adaya,kınalı adaya daha sonra heybeliye en son olarak da büyük adaya varacaktı :) neyse vapur kadıköyden de hareket etti Burgaz ada civarında yanımıza 3 adet güdümlü tuvalet terliği saç modelli keko oturdu bunlar yanımızdaki kızlara falan sarkmaya teşebbüs etti yani bunu kızlar anlamadı tabiki de :) yunus ile ben idrak etmiştik kekolar dan biri sigara yaktı ve yunus belkide orada hayatının müdahalesini yaparak beni şaşırttı
Mineye : - mine sigara sana dokunuyor seninle yer değiştirelim dedi
Mine sanırım idrak edemedi tamam falan derken biz yeri değiştirdik :) keko bayağı bozuldu çaktırmamaya çalıştı ama biz kestik inceyi :) neyse kınalı adaya geldiğimizde üşüdüğümüzü fark ettik birden içeri girme isteği oluştu bizde :) mine can yanlışlıkla da olsa kaptanların olduğu kısma doğru ilerledi :) kaptan abi bizi içeri davet etti onunla ve diğer çalışanlarla da koyu bir sohbete tutuştuk :) bu arada armağan arada bir aramaya devam ediyor ve lugatın da ki bütün küfürleri tek tek döküştürüyor du :) hayır öyle edebi küfürler ediyordu ki :) uyakları tam ufak kafiyeleri cinaslıydı :) bölmeye kıyamazdınız o derece :) neyse adaya vardık armağana durumu izaa ettik fırçamızı yedik bir güzel :) daha sonra bisiklet kiralamaya karar verdik önce bir bisikletçi bulduk daha sonra 3 tane bisiklet aldık :) yunus arkadaşımız bisiklet binmeyi pek bilmiyordu hatta hiç :) minede almak istemedi onlar yürümeyi tercih ederken ben ayşe ve armağan bisikletleri aldık ve başladık mesire alanı aramaya çık allah çık :D biraz biz bisiklete birazda bisiklet bize bine bine en sonunda ilk gördüğümüz mesire alanına çöktük tam yerleşmeye başladık ki :/ birden içecekleri unuttuğumuz geldi aklımıza :) neyse ki ortadoğu ve balkanların en karizmatik erkeği ( benden karizmatik olmasın :P ) armağan umut alkan kardeşimiz :) hemen duruma el attı ve içecekleri almaya gitti biz o sırada mekanı kurduk fotolar falan çektik çantaları boşalttık derken armağan da geldi bir güzel yemeklere yumulduk :) Ben anneme dolma yaptırmıştım ayşecan da elmalı turta falan yaptırmıştı menümüz çok zengin değildi ama idealdi buna da şükür :)
neyse dolmalar sarmalar muhappetler derken güzel ce zaman geçirdik birazcık müzik dinledik birazcık pişti oynadık :) falan derken birden adanın üst kısımlarına doğru bir keşif gezisi yapmaya karar verdik :) Armağan ile mineyi bırakıp ben yunus ayşe yukarı doğru çıktık yukarısının daha güzel olduğuna karar verip aşağı indik eşyaları toparlayıp bu sefer hep beraber çıktık 2. kamp yerimiz adanın zirvesi olmak ile birlikte çok sakindi ve daha güzeldi :) Biraz bisiklete bindik biraz meyve suyu falan içtik yunusa bisiklete binmeyi öğretmeye çalıştık ama tabi hüsran :D derken saat 3 : 40 gibi ayrılmaya karar verdik tekrar toplandık derken kendimize bir yol seçtik ve yardırdık :) ben ile armağan uçuyor mine ayşe ve yunus ise sürünüyor du :) yani bir insan ne kadar yavaş yürüyebilir :D diye düşünmeden edemedik biz vapuru kaçırmaktan korkuyoruz adamlar hala sohpet muhabbet neyse dura kalka bekleye vapura ucu ucuna yetiştik :) armağan diğer vapur ile bostancı ya geçti biz yerlerimize oturduk tekrar erzaklarımızı çıkardık pek yiyecek durumda değildik hemen yanımızda bir turist aile vardı ayşe onlara ızdırap olmaya başladı :D ve kalan erzakları da onlara sünnetlettir di :) sohpet muhabbet derken kabataş a oradan da eminönüne vardık
kurt gibi açtık :) hemen bir balıkçı seçip oturduk 4 balık söyledik :) içecek konusunda ise kısa bir kriz yaşadık ben kola içmek istiyor ayşe ve mine ise bunun tam tersini düşünüyordu o kola opsiyonunu gazoz ile değiştirdik ve kriz çözüldü :) bir güzel yedik tıka basa yedik hesabı da alman usulü ödeyip kalktık adam çay ikram edecekti bize ama biz geç kaldığımızı düşünerekten bu teklifi bir dahaki sefere erteledik durağa doğru yola çıktık derken birden durağa geldik ve ayrıldık :)
GÜNÜN EN'LERİ
Günün en dikkat çekici olayı : Yunusun vapurda ki kekoları ters köşeye yatırışı
Günün girişimi : mine nin kaptan abiler ile diyalog u
Günin hayal kırıklığı : music box ımın şarjının bitmesi
Günün iç çektiren olayı : Ayşenin soba borusunu andıran lensi
Günün unutulmaz anlarından biri : yunusun 5 mp lik telefon kamerası :)
muhteşem bir gündü herşey çok güzeldi teşekkürler dostlar :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder