Türkiye de öğrenci olmak zor iş arkadaş.. sınavı dershanesi sorunu bürokrasisi hiç bitmiyor yani..
orta okulda tam olarak anlıyorsun aslında bu karmaşayı ilk ufak tefek deneme sınavları başlıyor ( sınavın ismine bakar mısınız deneme sınavı ) bu deneme sınavları ilk zamanlarda fazla önemsenmese de orta okulun ılerleyen zamanlarında bu sınavın notlarına göre sınıflara ayrılıyorsunuz A sınıfı en çalışkanlar B sınıfı orta çalışkanlar C sınıfı arada kalmışlar D ve E okulun günah keçileri..
Tembelliğimden dolayıdır ki ben genelde hep düşük sınıflarda oldum ama hiç bir ezikliğini de hissetmedim bu arada a ve b şubelerindeki çocuklar kendilerini bayaa bir yüksekte görüyordu götler everest e değmişti yani ozamanlar da dolayısıyla ortaya büyük bir statü farkı çıkıyordu ve bu a b şubeleri ile d e şubeleri asla ama asla anlaşamazlardı yanı bızım okulda böyleydi ? kimdi peki bunun sorumlusu ? çalışkan çocuk mu ? tembel çocuk mu ? tabi ki hayır .. çocuklara te ozamandan yarış atı muamelesi yapan eğitim sistemi...
ve lise başlar..
ilk sene öyle çok fazla sınav olmaz zaten gençler liseye girmek için bile bir sınava tabii tutuldukları için bu ülkede ( bakınız : lgs, oks,sbs v.s ) o sene nazaran daha az olur sonra lise 2 sonra 3 derken artık lise 3 de üniversite sorumluluğu başlar o yaz dershane aramalar kaydolmalar gecıcemmı kalıcammı tasaları bır yandan derken bırden 4. sene yanı sınav senesi gelir çatar işte olayımız asıl şimdi başlıyor ...
o sene bir yandan okul bir yandan yoğun dershane saatleri öte yandan evde kendi kendine çalışılan dersler derken sınav günü geliyor ve çatıyor sınav öncelerinde dualar ediliyor falan derken sınav günü sözde öğrenci diye adlandırılan ama yarış atından pek de bir farkı olmayan gençler yani bizler salonlara tıka basa dolduruluyoruz. önümüzde cevap kagıdı elimizde kalem başlıyoruz hayatımızı belirlemeye..
o sınavın hangi amaçla yapıldıgı senelerdir anlaşılamadıgı gıbı bu senede anlaşılamayacak sen 180 ve ustunu geçiyorsan akıllısın 180 e çıkamıyorsan geri zekalısın demeye mi getiriyorlar acaba
öte yandan televizyonda bakanları izliyorum dinliyorum konuşmalarına kulak veriyorum şikayetçi oldukları tek şey bizi senelerdir kapılarda bekleten avrupa birliği bak bak bak
Ulan sen kendi öğrencini bu ülkenin üniversitesine almıyorsun seni avrupa birliğine alıp ne yapsınlar he ? yanı aslında söylenmek istenen şu ki
Delik bidona kova kova su koysanda farketmez önce deliği kapatmadığın sürece ..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder