19 Ocak 2013 Cumartesi

Büyümek..

 Daha yere basan hayallerim var artık; kendinden daha emin bir Yiğit kerem kartal karşınızda..

Elbette hala tamamlayamadığım eksikliklerim, değiştirmek üzere olduğum karakteristik özelliklerim var ama önemli adımlar da yok değil yani öyle gözlemliyorum kendimi, buna ben karar verebilir miyim bilmiyorum ama daha bir olgun yaklaşıyorum artık problemlere, yada hayal kurarken hayat faktörünü o hayalin olmama riskini de göz önünde bulunduruyorum v.s  Sanırım büyüyorum,korkarım büyüyorum, evet dostlar bende büyüyorum..


İyi bir şey mi  bilmiyorum ama büyüyorum,büyüyoruz, ve etrafımızdakiler biz büyüdükçe onlar küçülüyor..


ekşi sözlük yazarlarından: kapatkapilarini isimli kullanıcıdan bir alıntı..,
  küçükken de büyürsün, yaşlanırken de.. 7 yaşındayken de büyürsün, 70 yaşındayken de.

eğer ölmediysen, hala büyüyorsun demektir! 

en sevdiğin oyuncağını alırlar elinden, ''ama sen ablasın/ağabeysin'' derler, ''büyüdün artık'' derler. büyürsün.. büyümek istemezsin o an ama çaresiz büyürsün.

ilk öpücük dudaklarına kondurulurken, heyecandan gözlerini istemsizce kırpıştırıp elini kolunu nereye koyacağını bilemezsin. ilk öpücük değil, sahibi değildir unutamadığın. oradaki sarhoşluğunu, oradaki büyümeni unutamazsın sen.

ilk yalanını söylersin. en büyük yalan olur hayatında o ilk söylediğin yalan. ne haltlar yemişsindir sonra ama, unutamazsın. o yalan büyür büyür.. büyürsün.

bir şarkı dinlersin. ne birini hatırlatır, ne bir olayı.. bir söz geçer orada, en sevdiğin nakaratına gelirsin. sanki tüm yaşanmışlıkların toplamı gibi birikip üzerine gelir o kısacık an. büyürsün. 

kaybetmekten korkarsın. çok korkarsın hem de. ret cevabı almaktan korkarsın, yapamamaktan korkarsın, onun seni sevmemesinden korkarsın, ya da çok mutlusundur da gelecekten korkarsın. mutluluğunun bozulmasından korkarsın, büyürsün.. o korkuları bir gün yendiğinde büyürsün. o korkular ayağına takılıp seni durduğunda büyürsün.. kendin için değil de, sevdiklerin için korkar hale gelirsin, daha da büyürsün.

terk edilirsin büyürsün. yeri gelir aşık olmaktan korkarsın, bir daha sevmekten korkarsın. yemin edersin, tövbe edersin. ertesi gün hepsini silersin. aşık olursun. büyürsün...

''artık büyüdün, erkek adam oldun'' derler, ''erkek adama yakışır mı korkmak?'' derler. çok canın yanar. baban ''korkma oğlum acımayacak'' der. ağlamamak için babanın elini sıkarsın, annenin gözlerinin içine bakarsın ''kurtarsın beni'' diye. ilk defa o gün kurtarmaz seni o acıdan. büyürsün..

bir gece kadın olursun! büyürsün. 

o kadar büyürsün ki, bir sabah kalktığında sezonun ilk papatyalarıyla karşılaştığında istemsizce onlardan papatya falına bakarsın. ''ya ben bunu herhalde en son lisede yapmıştım'' diye sırıtırsın yolda giderken. oyun oynayan çocuklara takılır gözün. bir kız çocuğunun saçlarına bakarsın. aynı senin küçüklüğündeki gibi kıvır kıvırdır. eteğinin altında renkli çorap vardır. senin gibi hırslıdır, diğer arkadaşlarına ''bak şöyle şöyle yapacaksınız. yenmemiz lazım onları'' diye taktikler verir. terden alnına yapışan saçlarını düzeltir, hiç farkında olmadan. bakarsın. hoşuna gider o kız. büyürsün. 

sarhoş olursun.. ve artık eski sevgilini aramazsın. büyürsün.

ya da;

doğarsın.. seni annenin bir parçası olmaktan ayırdıkları o ilk gün büyürsün. her geçen gün biraz daha ayrılırsın ondan.. büyürsün! doğduğun anda hem de. baban seni artık yürürken kucağına almadığında büyürsün. okula gidersin büyürsün. artık kendini değil de, anneni düşündüğün; o üzülmesin diye ona sezdirmeden kendi başına hallettiğin her şey için büyürsün. çocuğun olur büyürsün. ''anne olunca anlarsın'' derler, anlarsın.. büyürsün!

doğduğun evi terk edersin büyürsün. köpek gibi hem de! ilk başta bozmazlar odanı, yatağını.. kitaplarına bile dokunmazlar. yatak örtüne dokunmazlar. bir gün gelip o odaya da yabancılaşırsın. evine misafir gibi gelip, misafir gibi gittiğinde büyürsün. salonun hala kirlenmemiş olan kanepelerine bakınca, evdeki şekerliğin hala aynı şekerlik olduğuna bakınca ''değişen hiçbir şey yok'' gibi gelir. sonra evin balkonunda hep aynı köşeye oturup, ana caddedeki hep aynı sokak lambasının ışığında kurduğun düşleri görürsün bir an. aslında çok şey değişmiştir. o an bir daha büyürsün..

hep meşgul olan, seni evde tek başına bırakıp işe gitmek zorunda olan annenin bir gün emekli olup çiçeklerine su veren, radyo dinleyen, bulmaca çözen bir insan olup; akşam apar topar uğradığında ''ben yakını da görememeye başladım artık biliyor musun?'' diye sana yakındığını görünce büyürsün.. ''anne benim gitmem lazım, çok kalamayacağım'' deyince, arkandan aynı bir zamanlar o işe giderken senin üzüldüğün gibi üzülür. ''ne zaman uğrarsın?'' diye sorar. biraz atar yapıp iğneler. balkondan aynı senin bir zamanlar servisten inmeni beklediği gibi, gidişini süzer bu kez. büyürsün.. 

babanın beli ağrımaya başlar. biraz sendeleyerek yürür. artık yediğine içtiğine dikkat etmesi gerekir ama sorsan hala ''yok bir şeyim benim'' der. kızmasın diye gizli gizli doktordan randevu alırsın. götürmek için ikna etmeye çalışırsın. küçükken seni doktora götürmek için çeşitli numaralar yaptığı gibi.

her sevişmede biraz daha büyürsün. her yenilgi biraz daha kamçılatarak hızlandırır büyümeni. ilk maaşını alırsın büyürsün. çok para kazanırsın büyürsün. sorumlulukların artar büyürsün.. her şeyi bırakıp gitmek istemeyecek kadar mutlusundur, ama ''her şeyi bırakıp gidemeyecek'' sorumlulukların olur. bu kadar büyümek yorucu gelir bazen ama, büyürsün. 

bir gece yarısı apar topar hastaneye koşarsın. bir gece yarısı her şeyin yine o kabusların marifeti olduğunu düşünüp, olanlara inanamazsın. bir gece yarısı rüyalarından korktuğun her uykusuzluk dilimleri için, keşke uyusam ve kendi kabuslarıma bir an önce kavuşsam dersin. bir gece yarısı seni tokatlarla sustururlar. bir gece yarısı, hiç bitmeyen ertesi gece yarılarına kapı açarsın. 

her gece, saat sabaha gelir. 

büyürsün..

hep uyurken üstünü örterlerken, sıcacık yatağından kalkıp bir başkasının üstünü örtmeye başladığında.. büyürsün.

Hiç yorum yok: