O sazı eline alıp ''Gönül dağı'' dediğinde Lazı,Kürdü,Türkü,acemi,çerkezi 7 den 70 e tüm türkiyesi etkilenir tüyleri diken diken olur yürekleri dağlanırdı.O gerçek bir efsaneydi ve Unesco da bunun farkındaydı ve Unesco tarafından yaşayan insan hazinesi olarak kabul edildi 25 nisan 2011 de ise İTÜ devlet konservatuarı tarafından fahri doktora ödülüne layık görüldü o tam bir anadolu insanıydı alçak gönüllülüğü ilede herkesi kendine hayran bırakırdı konserlerde bile ceketini çıkartmak için halktan izin alırdı alkın çocuğu halkın sanatçısıydı neşet hep mütevazi hayatıyla dikkat çekti ve artık yaşlanıyordu üstad zaman onuda harcıyordu 12 eylül de rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı ilk sonrada bir türlü kurtulamadı hastalıkdan ve günler 25 eylülü gösteriyordu havada farklı bir atmosfer vardı ne tam üşütüyordu nede tam olarak ısıtıyordu ve birden bir haber düştü ajanslara ve ne yazıkki doğruydu bozkırın tezelesi anadolunun efsanesi daha fazla dayanamamış hayata gözlerini yumuvermişti, kimse inanmak istemedi kimse ama ne yazıkki doğruydu yaşlı vücudu daha fazla dayanamamış.. o giderken pek çok şeyi götürdü bizden..
'' gönül dağı onsuz kalmıştı artık öksüz dü evet Gönü dağı boran oldu ses çıkmaaz söz duyulmaz ..
herşeyden de önemlisi belkide en çok ağlayanı Bağlaması olacaktı üstadın yetim kalmıştı çunkü artık kimse ona o duyguyu veremeyecekti artık kimse onu onun gibi çalamayacakti cunkü artık neşet yoktu nur içinde yat büyük insan.. nur içinde yat kelimelerin bile anlatamayacağı kadar büyük olan sanatçı nur içinde yat boz kırın tezelesi .. mekanın cennet ruhun şaad olsun hiç bir zaman unutulmayacaksın..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder